« Önceki |

23/5/2007

Edebi Bir Yazı;

ekmek arasına biber salçası sürerdik, çok edebi olurdu...
biz feyz alırdık karıncadan, duvardaki çatlaktan bile..
kimi zaman bir gitme kucaklar, bazende yanlızlığımız alırdı bizi.
biz şevk alırdık sensizliğimizden bile.
bir gün ışığı görmediğimiz gecelere inat, gün şarkıları söylerdik..
biz seni beklerdik en çıkmaz sokaklarda bile..
sevilmedik şarkılara eşlik eder, en olmadık hasrete düşerdik biz..
Biz küserdik küsülmeyecek gitmelere bile.

1/5/2007

Kelime

kelimeden dost olmaz; incitirsin en olmadık yerde kendini
kalemi batırmak, zaten en yaralı yere
kelimelerle oynamak
tehlikeli olabilir
hassas saatlerde
hiç umursamazken bir sözü

birden çöker bir batık gibi en derin yere


kıymık gibi kelimeler
göremezsin
ama acıtır...

29/4/2007

Cevap Ver

Gelişmeler sen fark etmeden tezahür eder.. bilmeden içine girer onu yaşarsın. İşte ondan çekici gelir karşı taraf. Bildiğini düşünsen de bilmediğini zannetmek istersin. Yalnızlık kolay gelir bazı zaman bazen de çekilmez.. işte bu yüzdendir ki sen ve ben yalnız kalmayı birbirimizsiz seviyoruz. Ve işte bu yüzden biz bir bir ölüyoruz.. (toplu olanları saymazsak) ölüm saymıyoruz hayatın en zor işi çünkü biliyoruz ki ölmeden bazen ölür kişi.. zamansız yaşamayı bir borç biliyoruz en zamansız zamanlarda. “Sensiz olmak” diyoruz ve bunalıma itiyoruz bazen kendimizi en popüler pop şarkılarda. Ne gerek var oysa sensiz yaşamak ve mutlu olmak varken ne gerek var bunaltmaya… sadece duyguları değil egomuzu da dinliyoruz.. işte bu yüzdendir ki biz aşk denilen zamansız zamanın bir yelkovanı bir saniyesi ve hatta saati oluyoruz.. ani çarpıntıları aşk sanıyoruz, her sesi kalp çarpıntısı, her sabahı gurup, her geceyi mehtap, her şarkıyı nihavent, her sakallı yı dedemiz sanıyoruz, ve her soğukta kar yağacak diyoruz hep mekanı tanıdığımız çelişkisine düşerken. Aslında hep kendimize düşüyoruz HEP. Şarkılar söyleyip avutuyoruz içimizi.. ya dışımız?? Hani büyüyen yanımız?? İşte bu yönümle sen işte bu yönünle ben ikimizde (adını bilmediğim sevgilim) hep bu ikilem içinde yaşıyoruz içine düştüğümüz çelişkiyi bilmeden.

            Artık biliyorum, artık bırakmamayı tabakta, aç görünce bazen insanları sokakta. Ya peki aşk? Aşk için ne görmek lazım daha? Bir daha aşık olmamak için ne yapmalı.. insan işte bu tam aşık olunacak insan demeseydi hep, acaba aşka hiç tapar mıydı..hep mi tam aşık olunacak insan olur yoksa hep mi bir taraftan zayıf kalırız? Bu soru kolay ama cevabı zor. Gel de cevap ver yar gel de cevap ver ??

 

20/4/2007

Yağmur

İlk yağmur bu sensiz

ilk acım çaresiz, ilk ağlamam sebepsiz

ilk gözyaşları yağmurda

seni nasıl sevdiğimi anlatsam yağmurlara...

    Bu yağmur bir başka bu yağmur zamansız bu yağmur bir haber mi ölüm mü yoksa..

12/4/2007

Kıbrıs

            Aşk dedikleri, yani benim unuttuğum, böyle yazları kurak ve sıcak, Kışları ılık ve yağışlı iklimlerde yaşanmıyo olsa gerek. Yada bize yabancı oluşundan, bu bünyede oluşmadı bu mevzu. Nedendir bilinmez bir hüzün yaşanıyor bu iklimde en verimli mevsimler. Yazlar yağışlı geçiyor aksine ve kışlarda kurak tabi, akdenizde bu mevsim. Aşkı tarife kalkıyo her birey ve eminim hepimiz elimize yüzümüze bulaştırıyoruz. Kimyamızı değiştiren, rengimizi değiştiren, ve hatta benliğimizi değiştiren faktörleri saymazsak seviyorum bu adayı her öğrenci kadar.. kimseden daha fazla sevdiğimi iddia edemem. Aşk yaşanmıyor gerçekten buralarda, kuruyo ekilen tohumlar ve topraklar isyanda bu mevsim .. seni diye başlayan kelimeler hiç olumlu bitmiyor bu kurak iklimde.. sevmek kabiliyet oluyor sevilmek ütopya.. gecelerde öyle çok kararanlık olmuyor yurtlar bölgesinde, genelde hep alaca. Yani şairlere gün doğmuyor dolunay gecelerde. Deniz olur adaların etrafında genellikle.. pek göstermiyor burada kendisini sadece mecbur kalınca ulaşım amaçlı. Hiç martı gördün mü burada? Peki ya kara batak? Beklide denizi temiz olduğundan, belki senden belki benden, belki balıktan beklide Halık..

Kategorilerim

    Arkadaşlarım

    Bağlantılarım

    Blogcu ile yapıldı